sex shop urunleri

Banaz Efsaneleri

 

HACIM SULTAN EFSANESİ

Hacım Sultan Uşak yöresinde yaşamış keramet sahibi erenlerden mübarek bir kişidir. Kerametlerinden biri şöyledir: Geçit vermeyen Banaz Çayını ikiye böldüğüdür. Hacım Sultan’ın müritleri(talebeleri)Banaz Çayı’na vardıklarında gördüler ki su kan bulanık akmakta, ırmağı taşkın bulup geçemediler. Öncü kafilenin içinde Habip Hacı ve Bekçe Sultan da vardır. Kafilenin sudan geçememesi Hacım Sultan’a malum oldu. Uşak’ın Hacım Köyünden kalkıp Banaz Çayı kenarında bekleyen talebelerinin yanına geldi. Kafileyi selamladı. Bekçe ve Habip Sultan’a dedi ki:”Germiyan ikliminin olgun şeyhleri geçinmedesiniz, ulu seccadelerde oturmadasınız, yağlı kuyrukları yemektesiniz ama bu sudan geçemiyorsunuz. Bu böyleyken yarın kıyamet günü bunca müridi sırat köprüsünden nasıl geçireceksiniz?” Dedi.

Bu sözlerden sonra hemen başındaki elifi çıkardı suya tuttu ve suya karşı şöyle seslendi: ”Ey yüce su sen dosta gitmektesin, biz de dosta gitmekteyiz. Dosta gitmeye yol yok. Bize yol ver de geçelim. Bu sözler üzerine su hemen işaret ettiği yerden ikiye ayrıldı. Suyun bir kısmı aşağıya bir kısmı da yukarıya çekildi. Erenler de bu şekilde çaydan geçtiler.

EVRENDEDE EFSANESİ

Bir zamanlar Banaz ilçesinin günümüzde Evren Dede koruluğu denilen yerde kopuzuyla duyulmadık güzellikte türküler çalıp söyleyen bir Türkmen kocası(büyüğü) yaşarmış. Ezgiler öylesine yankılanır ki bu sesi duyan herkes adeta büyülenirmiş. Günün birinde Evren Dede ortadan kaybolur ve sesi duyulmaz olur. Koşup koruluğu araştıranlar ondan en küçük bir iz bile bulamazlar ama sazından dökülen nağmeler koruluğu kaplamış çamların gövdesine sinmiştir. İnanışa göre yel estikçe sesler dökülür, çamların uğultusuna karışıp Evren Dede’nin ezgilerini dinletir. Günümüzde de yel estikçe koruluktan duyulmadık güzellikte ezgiler geldiği inanışı yaygındır.

DİKİLİTAŞ EFSANESİ

Vaktiyle İmrez(Ayvacık)Köyünde küçük çocuğu olan bir kadın yaşarmış. Bu kadının evi köyün dışındaki bir tarladaymış. Tarlanın civarında birkaç ev varmış. Bir gün bu çocuklu kadın yufka açarken çocuğu ağlamaya başlar. Bunu duyan kadın çocuğun neden ağladığını bakmış, çocuğun altını pislettiğinden dolayı ağladığını görmüş, yerinden kalkıp bez almayı üşendiği için çocuğun altını yufkalardan biriyle temizlemiş. Tam o sırada annesi de çocuk da Allah tarafından taş oluvermiş. Şimdi bu olayın geçtiği yer DİKİLİTAŞ MEVKİİ olarak bilinmektedir.

ALİ KUZU KUŞU EFSANESİ

Bundan yıllar önce Banaz’ın Kızıl hisar Köyünde bir aile yaşarmış. Bu ailenin bir erkek bir de kız çocukları varmış. Kız dört, oğlan beş yaşlarındayken anneleri ölür. Babaları evlenir ancak bu kadın üvey çocuklarını hiç sevmez ve kocasını çocuklarına karşı sürekli kışkırtır onları yok yere dövdürürmüş. Çocuklar küçük olduğu halde onları dağlara koyun güttürmeye gönderirmiş. Bir gün bu küçük kardeşler dağda koyun otlatırken uyuyakalırlar ve koyunları kaybederler. Akşama kadar ararlar ancak koyunları bulamazlar, güneş batarken eve gelirler ve koyunları kaybettiklerini bildirirler. Ancak annesi ve babası gidin, koyunları bulmadan eve gelmeyin derler. Çocuklar tekrar dağa giderler, biri bir tepeye, biri diğer tepeye geçerler ve kuzularını aramaya başlarlar ama bir türlü bulamazlar. Vakit gece yarısı olmuş hala sürülerini bulamamışlardır. Çocuklar korkularından eve dönememişler ve ikisi birden Allah’a yalvarmışlar ”Allah’ım bizi ne olur kuş eyle “demişler. Bunun üzerine Allah onların dualarını kabul etmiş. Köylülerin inanışına göre bu kuşlar hala köyün çevresinde yaşarlarmış.

sanalbasin.com üyesidir Yandex.Metrica Sex hikaye Erotik hikaye Porno hikayeleri gay sex hikayeleri ensest hikayeler aldatma sex hikayeleri yeni sex hikayeleri Resimli sex hikayeleri sex hikayeleri Sikiş hikayeleri Escort ankara Ankara escort bayan Ankara escort İstanbul escort beylikdüzü escort bayan alanya escort sirinevler escort joyetech istanbul escort pendik escort izmir escort türkçe porno antalya escort istanbul escort