Başörtüsü Üzerine Birkaç Söz 2… | Uşak İli Banaz İlçesi Haber Kültür Yaşam Portalı
sex shop urunleri

Başörtüsü Üzerine Birkaç Söz 2…

Ahmet ÇELEBİ

Ahmet ÇELEBİ

28 Ekim 2008
Bazı dostlarımız başörtüsüyle alakalı yazımızın ‘kısa’ olmasından söz ettiler. Bunun üzerine bizde devam etme gereği duyduk.

Basında başörtüsüyle alakalı söylenmedik söz yazılmadık yazı kalmadı, sonuç olarak sorun çözül(e)medi.

Üniversitelerde başörtüsü sorunuyla ilk 1960’lı yıllarda karşılaştık. Başörtüsü sorunuyla ilgili 1968 yılında Hatice Babacan’la tanıştı üniversitelerimiz. Kırk yıldır zaman, zaman sorun yumuşasa da tam olarak çözül(e)medi; günümüzde ise yepyeni bir boyut kazandı. Sorun sanki çözülmek istenmiyor, çözüm üretilirse Ülkemiz bir ‘ayak bağından’ daha kurtulmuş olacak, ‘yapay’ sorunlarla enerjisini tüketmeyecek gerçek ülke gündemine dönecek…

Konu bazen Kenan Evren örneğinde olduğu gibi çok basite indirgendi; 12 Eylül döneminde Miting Meydanlarında Kenan Evren ‘Başörtüsünün Kur’an-ı Kerim’de yeri olmadığı babasının müftü olduğunu, konu ilahiyatçılara incelettiğini’. ‘Başörtüsü’nün Türkmenler arasında güzel bir hanım olduğunu ve gençlerinde bu hanımım yüzüne baktıkları için Türkmen Bey’inin ‘örtün şu hanımın yüzünü’ demesiyle örtünme geleneği Türkmenler arsında başladığını ve günümüze kadar geldiğini’ söyledi. Yukarıda yazılı örnekleri çoğaltmak mümkün ‘inanan insanlar’ bu şekilde mutlu oluyorsa idarecilere düşen; vatandaşının mutluluğu, huzuru ve refahı değil mi?

Hiçbir Batılı Üniversitelerde başörtüsü sorun olarak gözükmemektedir. Ülkemizde yüksek öğrenim hakkı kazandığı halde bu hakkı gasp edilen pek çok kızımız yurt dışında öğrenimlerini tamamlamakta ve başörtüsü sorunuyla karşılaşmamaktadır. Bu aynı zamanda ciddi bir ‘beyin göçü’ değil midir, bir ülkenin insan unsurundan daha kıymetli neyi olabilir?

Örtünmeyle alakalı hükümler belli, Efendimizin (SAV) uygulamaları belli, İslam Ülkeleri’ndeki uygulamalar belli, örtünmenin örf, anane, kültürümüzdeki ve tarihi geleneğimizdeki yeri belli. Söylenecek söz de yok aslında; halimiz birazda Tilki’nin Horoz’u yeme ‘bahanesine’ (hikâyesine) benziyor…

İnsanlık Âlem’inin ve Medeniyetin ortak referansları vardır. Örneğin; İslam dini dâhil yeryüzünde inananları olan bütün dinlerde ‘zina’ suç (en azından ahlaki değildir) olarak görülmüştür, (buna Budizm gibi inanç sistemleri de dâhildir) örtünme (tesettür-türban) adı ne olursa olsun şekli rengi nasıl olursa olsun başka semavi dinlerde de mevcuttur. Hıristiyan rahibelerin giyinme tarzı buna en önemli göstergedir. Yine Müslümanların ibadet ederken taktıkları ‘takke’ ile Musevilerin taktığı ‘takke’ bunun bir başka örneğidir.

Hz Âdem’le başlayan ve Efendimizde sona eren Nübüvvet geleneğini incelediğimizde diğer Peygamberlerin getirdikleri değerlerin bozulmayanlarının İslam Dini’yle örtüştüğünü, aslında Nübüvvet Ağacı’nın Hz. Âdem’le kök salıp Hz Muhammed’de (SAV) meyve verdiğini de görebiliriz…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Görüşleriniz Bizim için Değerlidir Yorumlarınızı Bekliyoruz...

sanalbasin.com üyesidir Yandex.Metrica
Elektronik Sigara Likiti -