12 Eylül’ün Referandumla İmtihanı

 

 24.07.2010

Yeni anayasa paketinin referanduma gitmesi iki aydan az bir süre kala meydanlar şenlenecek, siyasi partilerimiz “hayır” veya “evet” demek için gerekçelerini sayacaklar. Seçmenlerden kendi görüşleri doğrultusunda oy kullanmalarını isteyecekler.

Bu referandumla birlikte hiç tahmin etmediğimiz birliktelikler göreceğiz ve yaşayacağız. Kısaca bir değerlendirme yapacak olursak; Ak Parti referandum paketine “evet” oyu istiyor. BBP ve SP paketi yeterli bulmasalar da “evet” diyecekler. Genç Siviller de “yetmez ama Evet” diyeceklerden. “Hayır” oyunu kullanmamızı isteyenler ise; CHP, MHP, DSP’den oluşuyor. BDP önce “hayır” dese de şimdilerde referandumu protesto etmek için sandığa gitmeyeceğiz diyor.

Referandumun ilginçlikleri bitmek bilmiyor! Oylamalarda CHP Yüce Meclis’i terk etmiş oylamalara katılmamıştı. Şimdi ise BDP seçmenlerine referandumda sandığa gitmeyim diyor. CHP için, “Mecliste oylamaya katılsa Anayasa paketine “evet” oyu veren milletvekili olur” endişesiyle Meclis’te oturumlara katılmadı iddiası dile getirilmişti. BDP de bundan mı çekiniyor?

CHP, Referandum paketinin iptali için AYM’ye başvurdu. AYM kısmi bir değişiklikle referandum yolunu açtı, şimdi, mahkemeye gitmenin mahkemede hak aramanın hakkı olduğunu beyan eden CH, Mahkemenin verdiği bu karara “hayır” derken mahkemeye gidiş nedenleriyle çelişmeyecek mi? AYM’nin verdiği bu karardan sonra CHP. “hayır”ı bakalım nasıl izah edecek!

12 Eylül’ün mağduru olduklarını söyleyen CHP ve MHP değişik gerekçelerle 12 Eylül’ün ruhuna dokunan bu değişikliklere “hayır” oyu kullanılmasında birlikte hareket ediyor. BDP de aynı değirmene su taşıyor. Yani 12 Eylül’ün darmadağın ettiği siyasi partiler şimdi 12 Eylül Anayasası’na dokundurtmuyor! Tarih ne kadar ilginç günler yaşatıyor bize, her halde tarihçiler bu dönemi değerlendirirken nasıl yorumlayacaklar, biz görmesek de çocuklarımız görecek!

12 Eylül 1980’e geri dönersek. Acaba o günleri yaşayan ülkücülere böylesi bir durum yaşanacak denseydi, ceza evinde veya bu işin çilesini çekenler nasıl bir cevap verirlerdi. Tarihle yüzleşmek nasıl bir duygu acaba?

Bir başka tuhaflıkta, MHP bu referandumun güneydoğudaki sorunları azdıracağını referandumun BDP’ye veya o zihniyete yarayacağını söylüyor. Öyleyse BDP neden referandumu desteklemiyor! Bu sorunun cevabı sizce önemli değil mi? Eğer BDP ve MHP’nin aynı kulvarda bulunması bile referandum paketi için bir anlam ifade etmiyor mu? Burada bir çelişki yok mu?

12 Eylül darbesinin yaşandığı günlerde MHP ile BBP aynı partinin mensuplarıydılar. Şimdi BBP’nin desteklediği bir referanduma, bugün CHP ve BDP ile aynı yerde “hayır” diyecek bir MHP, her halde seçmenine ve Türk halkına bu durumu izah edecektir.

“Hayır” oyunu vermemizi isteyenlerin temel gerekçe olarak savundukları bu değişiklik; “işsizliğe, yoksulluğa çözüm mü olacak?” sorusuna. Evet! Bir yönüyle Anayasa değişikliği ticaret kanunu değil ki bu manada değerlendirsek. İkincisi; Anayasa özgürlükleri genişletirse bunun ticaretten sanayiye her birime katkısı olur. Anayasa size balık vermez; balık tutmasını öğretir, tarla bağ bahçe vermez yöntemini ve yollarını belirler. 27 Nisan e bildirisi TSK’nın internet sitesinde yayınlandığında borsa, faiz vb.’leri allak bullak olmadı mı? Güvenli olmayan bir ülkeye hangi yatırımcı gelip yatırım yapar.

Bu değişikliği istenen Anayasa maddelerine itiraz eden partilerimizden MHP, 411 oyla Meclis’ten geçen üniversitelerde başa örtüsü ile ilgili yasayı AYM iptal ettiğinde ne düşündü. Şimdi “hayır” derken aynı sorunların tekrar etmeyeceğini mi düşünüyor? Akla gelen diğer soru; bu yasa nasıl olsa geçmez biz de oyumuzu artırırız Ak Parti’yi de kapatma davasına yeni bir gerekçe oluşur diye mi düşündüler?

Önümüzde bir referandum var isteyen “hayır isteyen “evet” diyecek. Bu referanduma “evet” oyu vermek iktidarı desteklemek değildir. Bu bir referandum maddelerinin oylanmasıdır. Ak Parti’yi sevmediği halde bu maddeye evet oyu verenler olacağı gibi, Ak Partili olup hayır oyu verenler de olacaktır. Esas olan bu maddelerin ülkemizin demokrasisini katkı sağlayıp sağlamadığıdır.

Referandum kabul edilse yüzde elliden fazla oy alsa veya kabul edilmese bile görünen o ki yüzde elliye yakın oy alacak. Referandumu güven oylaması haline getiren partiler seçimlerde halka ne diyecek. Ak Parti’yi yalnızlaştıralım derken asıl sorun; “alternatifsiz” hale getiriyorsunuz! Seçmenin yüzde ellisini Ak Partili olmaya doğru itiyorsunuz!

 

Okunma

16730

Bu Bilgiyi Paylaş