Cirit
Orta Asya’da yasayan Türkler, barış zamanlarında at ve
askerlerini zinde ve kuvvetli tutabilmek için atli
cirit sporunu tesis
etmiş, insanların ruh ve bedenen eğiterek yarınlarına hazırlamışlardır. Atlı
ciritte hiç bir spor
müsabakasında bulunmayan rakibi bağışlama, affetme seklinde bir davranış
vardır. Hasmının önünü kesip, ona, ciritle vurma imkanı varken bağışlayan
sporcu puan kazanmaktadır. Vurma imkanı yüzde yüz mevcut iken, o anda zayıf
düseni vurmayı zül kabul ederek bağışlama yolunu seçiyor. Bu yönüyle spor ve
erdemin birlikte anıldığı asil bir yapıya sahiptir Türk insanının eski
çağlardaki yasam biçimini
yansıtan sporlarımızın basında gelen cirit, at sırtında oynanır.Yaklaşık
120-130 cm uzunluğunda kalın bir sopayla oynanan cirit takım oyunudur.Düz bir alan üzerinde karşılaşan oyuncular, ellerindeki
ciritleri birbirlerine vurmaya çalışır.Rakibine ciriti isabet ettiren
oyuncunun takımı puan kazanır.Günümüzde özellikle köylerde oynanan cirit
Uşak ve Kazalarında günümüzde de oynanmaktadır .Çeşitli atlı spor kulüpleri bu
sahada karşılaşmalar yapmakta ve izleyicilere zevkli anlar yaşatmaktalar...
puan alma:
ciritçiye vuruş isabeti 3 puan
cirit havada tutmak 3-(1)
rakibi yakalayıp bağışlama 3
tehlikeli durumda puandan vazgeçme 3
puan kaybetme:
rakibi yakalayıp bağışlamama 3
atın rakibe kasten çarptırılması 3
ata cirit kasten vurma 3
at ile karşı alaya girme 1
yan çizgiyi geçme 1
alaya atışlarda atış sahasından atmama 1
alay atışında cirit'i atamama 1
erken ve çift çıkış 1
attan düşme 3-(6)
attan inme 1
