Zenginlik Nedir? | Uşak İli Banaz İlçesi Haber Kültür Yaşam Portalı
sex shop urunleri

Zenginlik Nedir?

Sami SAMANCI

Sami SAMANCI

Şair, "Hadi Gülümse Biraz" Adlı Şiir Kitabı Yazarı

Altı yedi yıl evvel mekânıma kucağında 4-5 yaşlarında bir kız çocuğuyla bir alman müşterim geldi. Daha önce de gelirdi arada bir lâkin bu kez iki kızını da getirmiş.

Diğer kızı daha büyük ayakta dikeliyordu.. Annelerini hiç görmedim ancak galiba çocuklar babaya benziyor diye düşündüm. İkisi de mavi gözlü ve çok güzeldiler. Baba üç döner yapmamı istedi, bu arada kolu ağrımış olmalı ki kucağında ki kızını yazar kasanın olduğu masanın boş kalan kısmına oturttu.

Ben endişelendim ve çocuğun düşebileceğini bu sebepten yere indirmesini söyledim. Adam gözleriyle kızını işaret ederek duymasını istemediğini ima etti.

Ben net anlamamakla birlikte başımla onaylayıp tamam dedim.

Paketleri hazır olunca vedalaşıp gittiler.

Bir kaç zaman sonra aynı müşterim bu kez tek başına geldi. Adamın yüzünde hep aynı garip, üzgün ve tükenmiş bir ifade vardı.

Eşim kahve yapıp getirdi mekânımın önüne. Müşterime de teklif ettik. Oturdu birlikte sohbete başladık.

İnsan sürekli ve çok insanla karşılaşıp gözlem imkânı oluyorsa bir süre sonra yüz ifadelerini okuma yetisi kazanabiliyor. Eşime hep bu müşterimden bahsederken derin kederlere gark olmuş bir yüz ifadesi olduğundan bahsederdim..

Keşke yanılsaydım…

Müşterimin kucağında taşıdığı kızı meğer amansız bir hastalığın son evrelerini yaşamakta imiş.

Bir damla kan tahlili ile durumu belirlenip daha doğmadan bir iğnelik tedavi şansı, ihmaller sonucu böyle bir acıyı yaşamak zorunda bırakmış bu kederli aileyi.

Çocuğun, zaman zaman bütün gün pencere önünden dışarıyı izleyip oyun oynayan akranlarına bakıp sonra da anne ve babasına;

“Koşmak istiyorum, ben neden diğerleri gibi yürüyemiyorum?” Soruları karşısında çaresiz ve lügatte bu soruya verilebilecek nitelikte bir kelimenin bulunmayışı kahrediyormuş anne ve babayı..

 

Bir başka gün yine kucağında kızıyla geldi.

Kızı biraz daha büyümüş ve daha da güzelleşmişti.. Fazla konuşamadık. Babanın yüzünde her zaman olduğu gibi yine derin kederlerin izleri vardı.

 

Bir başka yıl, baba yine tek başına geldi. Zamanın daraldığını kızının 10-11 yaşlarına geldiği de yaşam süresinin biteceğinin kesin olduğundan bahsetti ve dedi ki;

“Kızımı kaybettiğim gün, belki kendimi nehrin derin ve serin sularına atardım. Yaşarsam diğer kızım için yaşayacağımdan eminim. İlk kızım olmasaydı eğer bu yaşam ıstırabını çok rahat terk ederdim.

Evleri dubleksmiş. Karısı yukarıya çıkıp kızına hissettirmeden gözyaşı döküp sonra yeniden inermiş. Çocuklarına hiç gözyaşlarını göstermemiş bu aile. Büyük kızımın da ruh hali iyi değil dedi adam. O’da kardeşinin durumuna çok işkillenip üzülüyormuş. Okuldaki dersleri bu yüzden hep akranlarından gerideymiş.

 

Çok eski yıllarda, 1970-1980 yılları arasında olması muhtemeldir..

Bir hafta sonu, yanımda iki akrabam veya arkadaşımla Banaz çayının Demir köprü ile Ankara İzmir asfaltı arasında kalan kısmında balık avlamaya gittik.

Çay kenarında ilerlerken bir ateş yandığını gördük. Benim ve Banaz’ın çoğunlukla tanıdığı bir sima yeni evlendiği genç karısıyla piknik yapmaya gelmişler. Odun ateşinde bir demlik çay, yayındıkları sofra bezin de iki çay bardağı, sadece bir çarşı ekmeği ile küle gömülü iki üç soğandı piknik yemekleri. İki genç yeni evli çift bizi görmekten biraz rahatsız ve mahcup oldular. Onların mahcubiyetleri sofralarındaki fakirliklerindendi..

Bizi sofralarına davet ettiler.

Biz onların mahcubiyetini ve sofralarını görmezden geldik. Selam verip hızla yanlarından uzaklaştık..

Ben, bu tanıklık ettiğim fakir piknik sofrasında neler görmedim ki!

Muhabbet!

Gönül zenginliği!

Ve masumiyet!

Bunlar yetmez mi?

Alman anne ve babaya deselerdi ki “bir kuru ekmek ve soğanları yaşayın çocuğunuz kurtulacak,” eminim onlar canlarını bile verirlerdi çocuklarının sağlıklı bir yaşama kavuşması için..

O müşterim sonra bir kez daha geldi mekanıma..

 

İki yıla yakındır bir daha hiç gelmedi..

Sırf bu sebepten;

Evimin posta kutusuna bırakılan haftalık yerel gazetenin ölüm ilanlarına hiç göz atmıyorum..

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
VEDA - 30 Mayıs 2017
Zenginlik Nedir? - 27 Nisan 2017
Yıl 1980.. - 9 Nisan 2017
Sevgi ve Emek - 29 Mart 2017
O Benim Halam…! - 28 Şubat 2017
Baba ve Oğlu.. - 30 Ocak 2017
İçimde Yıllar - 31 Aralık 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Görüşleriniz Bizim için Değerlidir Yorumlarınızı Bekliyoruz...

sanalbasin.com üyesidir Yandex.Metrica
Elektronik Sigara Likiti -

escort bodrum

şirinevler escort mecidiyekoy escort